• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/DuaKutuphanesi
  • https://plus.google.com/102328160961844257534/posts
  • https://www.twitter.com/DuaKutuphanesi
Kelime-i Şehadet
Takvim
Hediyelik Dualar
Kur'an-ı Kerim
Evliyalar Ansiklopedisi
Büyük Şafii Fıkhı
 Büyük Şafii Fıkhı
Hayatu's Sahabe

Firuz Ed-Deylemi Kimdir?

Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz tarafından San’a vâlisi olarak seçilmiş bir bahtiyar!…




Peygamberlik iddiasında bulunan Esved el-Ansî’yi öldüren kahraman bir sahâbî!..

O, aslen İranlı’dır. Kaynaklarda Necâşî’nin kız kardeşinin oğlu olduğu da söylenir.

O, Kisrâ Enûşirevân’ın Habeşliler’i Yemen’den çıkarması için gönderdiği ordu ile Yemen’e gitti. Orada yerleşti. Ebû Abdullah, Ebû Abdurrahman künyeleriyle tanındı. Himyer’e yerleştiği için Himyerî nisbesiyle de anıldı. Onun İslâm’la buluşması şöyle oldu:

Fîrûz ed-Deylemî, San’a’da bulunuyordu. Son peygamberin Hicaz ülkesinde çıktığına dair haberler kendilerine ulaşmıştı. Vebr bin Yuhannis’in teklîfiyle müslüman oldu. Hicrî 10 , milâdî 631 yılında Yemen’den Medine’ye gelen heyetin içinde yer aldı. Onlarla birlikte Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e biat etti.

İSLÂMI ÖĞRENME VE YAŞAMA AZMİ

Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh, Allah ve Rasûlüne tam teslim olmuş bir yiğitti. Medine’de kalarak Allah ve Rasûlü sevgisi ile gönlünü doldurdu. Onun samimiyeti, İslâm’ı öğrenme ve yaşama azmi davranışlarına yansıdı. İki Cihan Güneşi Efendimizle yaptığı şu sohbet onun ihlasını göstermekteydi.

O henüz yeni müslüman olmuştu. İki Cihan Güneşi Efendimiz’in huzurundan ayrılmadan kendi hayatındaki yanlışlıkları düzeltmeyi arzu etti. Bunun için gönlünü tırmalayan ve zihnini meşgul eden bir takım şeyleri Sevgili Peygamberimiz’e sorarak öğrenmek istedi. Kendi hayatı ile ilgili birkaç soru sordu. Karşılıklı soru cevap şeklinde geçen bu sohbet şöyle nakledilir:

“- Yâ Rasûlallah! Bildiğin gibi biz uzaklardan çıkıp geldik. Burada müslüman olduk. Bize kim yardım edecek?” dedi.

Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:

“- Allah ve Rasûlü!..” buyurdu.

Bu cevap üzerine Fîrûz radıyallahu anh kalbindeki ihlasın bir ifadesi olarak:

“- Allah ve Rasûlü bize yeter. Biz râzıyız!” dedi. (Ahmed, Müsned IV, 232)

Zihnine takılan ikinci soruyu sordu.

“- Yâ Rasûlallah! Benim nikâhım altında iki kızkardeş var. Ne yapacağım?” dedi.

Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de:

“- Onlardan hangisini istersen tercîh et, onu tut! Hangisini istersen boşa!” buyurdu. (Tirmizi, 1129)

İÇKİNİN YASAKLANMASI

 Fîrûz radıyallahu anh tekrar:

“- Yâ Rasûlallah! Biz, üzüm bahçelerine sahib kimseleriz. Allah Teâlâ ise içkiyi harâm kılmıştır. Bu üzümleri ne yapacağız?” dedi.

Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:

“- Kurutup, kuru üzüm yapınız!” buyurdu.

Fîrûz radıyallahu anh peşinden:

“- Ya Rasûl-allah! Biz bunu nasıl kullanalım?” diye sordu.

Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de:

“- Kırba içinde sabah ıslatıp hoşaf yapıp içiniz, akşamleyin ıslatıp, sabahleyin içiniz!” buyurdu.

Yine Fîrûz radıyallahu anh:

“-Ya Rasûlallah! Kırba içerisinde biraz bekletelim mi?” dedi.

Bunun üzerine Efendimiz:

“- Şüphesiz o, biraz gecikirse sirke olur” buyurdu. (Nesâî, 5735)

Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh bir defasında da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem efendimize şöyle sordu:

“- Yâ Rasûlallah! Biz, soğuk bir memlekette yaşıyoruz. Bu yüzden buğdaydan yapılmış içki içiyoruz” dedi.

İki Cihan Güneşi Efendimiz ona:

“- O sarhoş ediyor mu?” diye sordu.

Fîrûz ed-Deylemî de:

“- Evet, sarhoş ediyor” dedi.

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:

“- Onu içmeyiniz!” buyurdu.

Fîruz döndü ve tekrar sordu. Efendimiz de tekrar: “Onu içmeyiniz!” buyurdu. (İbn Sa’d, V, 532-533)

İslâmiyet’i kabul etmeden önce iki kız kardeş ile evli olan Fîrûz ed-Deylemî, Sevgili Peygamberimiz’in emri üzerine derhal eşlerinden birini boşadı. (Ebû Dâvûd, “Talak 25; Tirmizî, Nikâh 34)

O müslüman olduğu sene, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Vedâ haccını yaptı ve hastalandı. O sırada bazı kimseler peygamberlik dâvâsına kalkıştı. Bunlardan birisi Benî Ans kabîlesinden Esved-i Ansî idi. O, kâhin, hafif meşrep bir adamdı. Halka, onları hayrete düşürecek şeyler gösterir, sözleriyle, dinleyenlerin dikkatini çekerdi.

YALANCI PEYGAMBER ESVED-İ ANSÎ’NİN KATLİ

Esved-i Ansî, meleklerin kendisine vahiy getirdiğini söyleyerek, Peygamberlik iddiasında bulunmaya başladı. Birtakım hîlelerle, Yemen halkından birçok kimseyi aldattı. Necrân ahâlisi de ona tâbi oldu. San’a’yı zaptedip, fitne çemberini genişletti. Yemen’de bulunan Müslüman vâli ve memurlar oradan ayrılmak zorunda kaldılar.

Bu durum Sevgili Peygamberimize ulaştı. Efendimiz derhal Yemen’deki İslâm vâlilerine ve oradaki müslümanlara haber gönderdi. İster onunla çarpışma, ister tuzağa düşürme şeklinde olsun, mutlaka Esved-i Ansî’nin halledilmesi hususunda önemle durulması gerektiğini emir ve tavsiye buyurdular. Hatta Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz bu mesele için müslüman olmayanlarla da irtibat kurdu. Esved-i Ansî’nin öldürülmesi için karısı Âzad ile de görüşüldü.

Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh o sırada Yemen’de bulunuyordu. İki arkadaşı ile beraber, Esved’in yattığı eve girdiler. Yattığı odaya yaklaşınca horladığını duydu. Esved derin bir uykuya dalmış ve yatağına gömülmüş bir vaziyette idi. Fîrûz bu işten haberi olan hanımı Âzad’a işâret ederek başının nerede olduğunu sordu. Âzad da, Esved’in başını gösterdi. Fîrûz, Esved’in başucuna dikildi. Esved, sarhoş olarak uykuya dalmış ve sarhoşluğu daha geçmemişti. Onu bir hamlede öldürdü. Ertesi gün Fîrûz ve arkadaşları kabîlelerini toplayarak Esved’in öldürüldüğünü ve Muhammed aleyhisselâmın hak Peygamber olduğunu ilân ettiler.

O gece yalancı Esved-i Ansî’nin öldürüldüğü, Peygamber Efendimize vahiyle bildirilmişti. Ertesi gün Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu hâdiseyi ashâbına şöyle müjdeledi:

“- Dün gece, peygamberlik iddiasında bulunan yalancı Esved-i Ansî, kardeşlerimizden biri tarafından öldürüldü” buyurdu.

Ashâb-ı kirâm merakla sordular: “Yâ Rasûlullah! onu öldüren kim” dediler.

Bunun üzerine Efendimiz:

“- Onu sâlih bir kişi olan Fîrûz ed-Deylemî öldürdü” buyurdu.

Korkusuz kahraman Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh bu şekilde Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in iltifatına mazhar oldu. Hatta o muhabbet eri kahraman sahabisini vâli olarak tayin etti. O bölgede hizmet etmesini istedi. Hazreti Ebû Bekir radıyallahu anh zamanında da bu görevine devam etti. (İbn Sa’d, V, 532-533)

İSLÂMI YAŞAMAK VE YAŞATMAK

Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh’in dört hadis rivayet ettiği bilinmektedir. Kendisinden oğulları Dahhâk, Abdullah, Saîd ve başkaları rivayette bulunmuştur. Rivayetleri Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce ve Dârimî’nin sünenleriyle Ahmed b. Hanbel’in el-Müsned’inde yer almaktadır.

Onun bir rivayeti şöyledir:

Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh babasından rivayet ettiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“-Halatın lif lif çözülüp yok olduğu gibi İslâm da, bağ bağ, kısım kısım (Allah’ın emir ve yasakları yaşanmayıp) terkedilerek yok olacaktır.” (Ahmed, Müsned, IV, 232)

Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh’ın nerede vefat ettiğine dair değişik bilgiler verilmektedir. Onun Muâviye döneminde de San‘a valiliği yaptığı kaydedilmektedir. Bir müddet Mısır’da kaldığı sonra 53 (673) yılında Kudüs’te veya Yemen’de vefat ettiği nakledilmektedir. Hatta onun Hazreti Osman radıyallahu anh döneminde (644-656) öldüğü de rivayetler arasında geçmektedir. (İsabe, V, 290-291)

Allah ondan razı olsun.

Rabbımız cümlemize Fîrûz ed-Deylemî radıyallahu anh’ın muhabbet, teslimiyet ve kahramanlığından hisseler nasib edip şefaatlerine mazhar eylesin. Amin.

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   95 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret67513
Editörün Seçtikleri
Kütübü Sitte
Dua İstiyorum