• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/DuaKutuphanesi
  • https://plus.google.com/102328160961844257534/posts
  • https://www.twitter.com/DuaKutuphanesi
Kelime-i Şehadet
Takvim
Hediyelik Dualar
Kur'an-ı Kerim
Evliyalar Ansiklopedisi
Büyük Şafii Fıkhı
 Büyük Şafii Fıkhı
Hayatu's Sahabe

Şeyh Şamil'in Namaz Hassasiyeti!

İbâdetler husûsundaki titizliğin en canlı misallerinden biri Kafkasların şanlı mücâhidi Şeyh Şâmil’e âittir.




Şeyh Şâmil, 1829’daki Gimri savunmasında, birçok süngü, kılıç ve kurşun yarası almıştı. Göğsünden girip sırtından çıkan bir süngü ciğerini parçalamış, ayrıca kaburgaları ve sağ köprücük kemiği kırılmıştı. Cerrah olan kayınpederinin tedâvileri neticesinde altı aya yakın bir zamanda ancak kendine gelebildi. Yaralandığı günden itibâren 25 gün boyunca komada yatan bu genç mücâhid, yirmi beşinci günün sonunda kendine gelip gözlerini açınca, başucunda annesini buldu. Ona söylediği ilk sözü:

“–Anacığım! Namaz vakti geçti mi?” oldu.

Allâh inancı nasıl itikadi ilkelerin merkezinde yer alıyorsa, namaz da amelî sorumlulukların merkezindedir. Dolayısıyla terk edilecek ve ihmale gelecek bir sorumluluk değildir. Hatta bazı müçtehitler, namazın terkinin küfür olduğunu ifade eden hadislere binaen burada kastedilenin amelî küfür olduğunu dolayısıyla namazın terkinin de ameli küfür olduğunu söylemişlerdir.

Namaz konusunda ihmal ve duyarsızlığın yaygın olduğu toplumlarda dinî bilgi yetersizliği sorununun etkin olduğu görülür. Bu gibi toplumlarda insanların önemli bir kısmı kendini Müslüman olarak tanımlarken ve Müslümanlıklarına toz kondurmazken, namazı terk etmesini Allâh'la kendi arasındaki bir mesele olarak görür. Allâh'ın af ve mağfiretine fazlasıyla güvenmeyi cezasından çok korkmaya tercih ederek, namazı ihmalinin affedileceğini düşünür. Namazın dinde bir temel sorumluluk olduğunu düşünen ve Resûlullah (s.a.s.)'ın bu konudaki uyarılarına muttali olan topluluklarda ise namaz kılma hassasiyeti daha güçlüdür. Bu duyarlılıkta bilginin yani namazın önem ve önceliğini bilmenin önemli rol oynadığını görüyoruz. Ondan dolayı bu konudaki ihmalin önüne geçmenin birinci derecede bilgilendirmeyi gerektirdiğini söyleyebiliriz.

Sosyalist diktatörlüğün baskısından yeni çıkmış toplumlarda namaz ihmali çok daha yaygındır. Ayrıca bu toplumlarda dikkat çeken önemli bir husus dinî bilgisini artıran genç nesilde namaz kılma duyarlılığının daha yaygın olmasıdır. Dinî bilgilendirme faaliyetlerinin geleneksel bir şekilde de olsa devam ettiği ve kesintiye uğramadığı Arap ve Afrika toplumlarında kendini Müslüman gören, Müslümanca yaşaması gerektiğine inanan insanlar arasında namaz kılma duyarlılığı daha yaygındır. Bu gibi toplumlarda namazın terki genellikle muhtelif ideolojik akımların etkisinde kalarak itikadî sapmalara düşen kesimlerde görülür. Hatta onların içinde bile kendilerini Müslüman olarak tanımlayanların birçoğunun namaza dikkat ettiğini söyleyebiliriz. Bu gibi kesimlerde namaz hassasiyeti son dönemlerde biraz daha artmıştır.

Avrupa'da yaşayan Müslüman azınlıklarda orta yaş ve üstündeki kesimlerde namaz hassasiyeti yaygın olduğu halde genç nesilde ihmalin daha fazla olduğu görülür. Bunun da sebebi genç neslin daha fazla entegre edilmesi, dinini öğrenmede yetersiz kalması, çevresindeki gayrimüslim gençlikten etkilenmesi ve onların yanında kendi dinini yaşamaktan rahatsız olmasıdır.

Somali ve Malezya Müslümanlarında namaz hassasiyetinin gayet iyi olduğunu gördüm. Malezya'da tesettüre riayette ihmalkâr davrandıkları görülen kadınların da namaz konusunda dikkatli oldukları görülür. Kuzey Afrika ülkeleri içinde namaz hassasiyetinin en yaygın olduğu ülkenin Cezayir olduğunu söylemek mümkündür.

Balkanlarda Bosna – Hersek Savaşı'nın etkisiyle başlayan İslâmî uyanış ve bilinçlenmeden önce namaz kılma oranı çok düşüktü. Söz konusu uyanış ve bilinçlenmeden sonra söze gelir bir artış oldu. Ama Balkanlar'ın en önemli sorunlarından biri Bektaşilik anlayışının hâlâ etkisini koruyor olmasıdır. Bektaşilik özellikle Arnavutlar arasında yaygındır. Bugün daha çok Balkanlarda varlığını koruyan Bektaşiliğin en önemli yanı dini yaşamadan Müslüman kimliğine sahip çıkmasıdır. Bu yüzden içkiyi bolca tüketen Bektaşilerin hayatında genellikle namaz da yoktur. Bektaşiler bölgedeki Bektaşi olmayanları da etkilemişlerdir ve onlardan etkilenen ama onların meşreblerine dâhil olmayan Müslümanlarda da namaz hassasiyeti zayıftır. Bunun etkisi Arnavutluk ve Kosova'da görülür. Makedonya'daki Müslümanlarda ise namaz hassasiyeti daha yüksek düzeydedir. Makedonya'da bu hassasiyet Arnavutlar arasında da iyidir. Makedonya Müslümanları arasında Bektaşi oranı çok düşüktür.

Misyonerliğin özellikle Arnavutluk'ta etkisini göstermesinde yoksulluğun, dinî bilgi yetersizliğinin, Arnavut kavmiyetçiliğinin öne çıkardığı İslâm'ın Arnavutlara zorla kabul ettirildiği asıl dinlerinin hıristiyanlık olduğu iddiasının ve Bektaşilikten kaynaklanan dinî duyarlılık zaafının belli oranlarda rolü olduğunu tahmin ediyoruz.

Ahmed Varol /Vuslat Dergisi Kasım 2010

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   90 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret64968
Editörün Seçtikleri
Kütübü Sitte
Dua İstiyorum