• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/DuaKutuphanesi
  • https://plus.google.com/102328160961844257534/posts
  • https://www.twitter.com/DuaKutuphanesi
Kelime-i Şehadet
Takvim
Hediyelik Dualar
Kur'an-ı Kerim
Evliyalar Ansiklopedisi
Büyük Şafii Fıkhı
 Büyük Şafii Fıkhı
Hayatu's Sahabe

Ashab-ı Suffe

Peygamber Efendimiz (s.a.v) döneminde kurulan, ilim ve irfan mektebi olup ismi ve kalitesiyle 1400 yıl sonra günümüze kadar gelen Ashâb-ı Suffe nedir? Ashâb-ı Suffe kimdir?




Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“Bir kimse, ilim elde etmek arzusuyla bir yola girerse, Allah o kişiyi cennetin yollarından birine sevk eder. Melekler yaptığından hoşnut oldukları için ilim öğrenmek isteyen kimsenin üzerine kanatlarını gererler. Göklerde ve yerde bulunan her şey, hattâ suyun altındaki balıklar bile âlim için Allâh’a istiğfar ederler. Âlimin âbide üstünlüğü, dolunayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Âlimler, peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, mîras olarak altın ve gümüş bırakmazlar; onlar ilmi miras bırakırlar. Kim bu mîrâsı alırsa, büyük bir nasip almış olur.” (Ebû Dâvûd, İlim, 1/3641; Tirmizî, İlim, 19/2682)

ASHABI SUFFE NEDİR?

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, ashâbının tâlim ve terbiyesine çok büyük ehemmiyet vermiştir. Nitekim Mescid-i Nebevî’nin arka tarafına, etrafı açık ve üstü hurma dallarıyla örtülü bir suffe (gölgelik, çardak) yaptırmıştır. Uzaktan gelen ve âilesi olmayan fakir müslümanlar burada kalırdı. Onlara “Ashâb-ı Suffe” veya “Ehl-i Suffe” denirdi.[İbn-i Sa’d, I, 255.]

Bâzı kaynaklarda Suffe Ehli’nden olduğu söylenen yüzden fazla sahâbînin ismi zikredilir. Bunların maîşetlerini Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- temin eder ve hâli vakti yerinde olan sahâbeyi de onlara yardımcı olmaya teşvik ederdi.

Kendisi de Ashâb-ı Suffe’den olan Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- şöyle buyurmuştur:

“Suffe Ehli, İslâm misâfirleriydi. Onların ne sığınacak bir âileleri ne malları ne de bir kimseleri vardı. Bir sadaka geldiğinde Peygamber Efendimiz onlara gönderir, kendisi ondan hiçbir şey almazdı. Şâyet gelen bir hediye ise kendisi ondan bir parça alıp kalanını Ashâb-ı Suffe’ye gönderirdi. Böylece gelen hediyeyi onlarla paylaşırdı.” (Buhârî, Rikâk, 17)

Yine Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- şöyle demiştir:

“Ben Suffe Ehli’nden yetmiş kişiyi gördüm. Hiçbirinin üzerinde bütün vücûdunu örten bir elbise yoktu…” (Buhârî, Salât, 58)

ASHABI SUFFE KİMDİR?

Ashâb-ı Suffe, dînin menbaına en yakın, Allah Rasûlü’nün meclisine en müdâvim insanlardı. Yüksek seviyede ve âdeta hızlandırılmış bir eğitim görüyorlardı. Bu sebeple yetişmeleri daha hızlı oluyordu. Muallimleri, başta Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- olmak üzere Übey bin Kâ’bİbn-i Mes’ûdMuâz bin Cebel ve Ubâde bin Sâmit gibi genç ve âlim sahâbîlerdi.

En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden sahâbîler (müksirûn) umûmiyetle onlar arasından çıkmıştır. Bunların başında gelen Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- şunları söyler:

“İnsanlar, «Ebû Hüreyre çok hadîs naklediyor.» diye şaşırıyorlar… Muhâcir kardeşlerimiz çarşıda, pazarda ticaretle; Ensâr kardeşlerimiz tarlada, bahçede ziraatle meşgûl iken, Ebû Hüreyre karın tokluğuna Allah Rasûlü’nün yanında bulunuyor, onların şâhid olmadığı nice şeylere şâhid oluyor, onların ezberleyemediklerini ezberliyordu.” (Buhârî, İlim, 42)

İslâm’ı öğrenmek için kısa bir süreliğine Medîne’ye gelen heyetler, bir taraftan Peygamber Efendimiz ile görüşürken diğer taraftan da Ashâb-ı Suffe’den, bilmedikleri hususları öğreniyorlardı. Medîne dışında yeni müslüman olan kabîlelere İslâm’ı öğretmek üzere bir muallim göndermek gerektiğinde, yine Suffe ashâbı arasından seçiliyordu.

Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   196 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret57902
Editörün Seçtikleri
Kütübü Sitte
Dua İstiyorum