• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/DuaKutuphanesi
  • https://plus.google.com/102328160961844257534/posts
  • https://www.twitter.com/DuaKutuphanesi
Kelime-i Şehadet
Takvim
Hediyelik Dualar
Kur'an-ı Kerim
Evliyalar Ansiklopedisi
Büyük Şafii Fıkhı
 Büyük Şafii Fıkhı
Hayatu's Sahabe

Kur'an-ı Kerimde Dua

وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُواْ لِي وَلْيُؤْمِنُواْ بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ ﴿١٨٦﴾

Kullarım Ben'i senden soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve Bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.

Müfessirler bu âyet-i kerimenin nüzul sebebinde farklı görüşler zikret­mişlerdir:

Hasan-ı Basriye göre bu âyetin nüzul sebebi, Resulullah (asm)'in sahabilerinin bazılarının "Rabbimiz nerededir?" şeklinde soru soranlaradır. Diğer bazılarına göre ise, bir kişinin, "Ey Muhammed, Rabbimiz bize yakın mıdır? Ona gizlice yalvaralım. Yoksa uzak mıdır ona yüksek sesle dua edelim?"diye sorması üzerine nazil olmuştur.

Ataya göre ise: "Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin duanızı kabul edeyim..." (1) âyeti inince bir kısım insanlar: "Rabbimize ne zaman dua edelim?" demişler ve âyet-i kerime bunun üzerine nazil olmuştur. Yani "Kulum bana ne zaman dua ederse ben ona yakınımdır, duasını kabul ederim, her zaman davetine icabet ederim." demektir.

Mücahide göre ise bu âyetin nüzul sebebi: "Bana dua edin duanızı kabul edeyim." âyeti inince bir kısım insanlar "Nerede dua edelim?" demişler bunun üzerine: "Nereye yönelirseniz Rabbinizin yüzü (rızası) oradadır."(2) âyet-i kerimesi nazil olmuş ve bu âyetin nüzul sebebi de insanların bu soruları olmuştur.

Katadeye göre ise bu âyet-i kerimenin nüzul sebebi, bir kısım insanların "Bana dua edin duanızı kabul edeyim." âyetinin inmesi üzerine: "Ey Allan'ın Peygamberi, biz, Rabbimize ne şekilde dua edelim?" diye sormaları üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuştur.

Allah Teala, kullarına şah damarından daha yakındır. Yalvarmalarım ve dualarını işitmektedir. Kullar ona ihlasla dua ettikleri surete Allah'ın o duaları , kabul edeceği ümidi kuvvetlidir. Dua ederken bağırıp çağırmak şart değildir. Zira o, duaların gizlisini de işitendir.

Ebu Musa el-Eş'ari diyor ki:

"Bir sefer sırasında Resulullah (asm) ile beraber bulunuyorduk. Her bir vadiye geldiğimizde bağırarak tehlil ve tekbir getiriyorduk. Bu durumumuzu gören Resulullah (asm) şöyle buyurdu:

"Ey insanlar kendinize acıyın. Çünkü sizler, sağırı ve gaip olanı çağırmıyorsunuz. Şüphesiz ki o sizinle beraberdir. O, çok iyi işiten ve çok yakın olandır." (3) 

Bu hususta Resulullah (asm) diğer bir hadis-i şerifinde de şöyle buyurmaktadır:

"Bir Müslüman, Allah'a karşı içinde günah bulunmayan ve akrabalık bağını kesmeyen bir duada bulunursa, Allah o Müslümana bu duasının karşılığında üç mükâfattan birisini mutlaka verecektir. Ya istediğini derhal verir veya onu âhirete bırakır yahut da bu duası karşılığında ondan bir kötülüğü uzaklaştırır." (4)

Taberi diyor ki: "Eğer denilecek olursa ki: "Allah Teala bu âyet-i kerimede:"Bana dua edenin duasını, dua ettiğinde kabul ederim." buyurmaktadır. Halbuki dua eden bir çok insanın duasının kabul edilmediği görülmektedir."Buna cevaben denilir ki: "Bunun iki izah şekli vardır:

a. Bu âyette zikredilen "Kulun duası"ndan maksat, onun, Allah'ın emirleri doğrultusunda amel işlemesidir. Böylece kulun, Rabbinin rızası doğrultusunda amel işlemesi halinde Rabbi onun amellerini kabul eder ve vaadettiği karşılıklarını verir. Nitekim Resulullah (asm)'ın, bu âyet-i kerime hakkında bir hadis-i şerifte:

"Dua ibadettir." buyurduğu, bundan sonra da "Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin ki duanızı kabul edeyim. Şüphesiz ki bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler rezil ve perişan olarak cehenneme girecekler­dir." (5)

âyetini okuduğu rivayet edilmiştir. (6)

Nitekim, Hasan-ı Basrinin de bu âyetteki duayı "İbadet ve amel" mânâsına yorumladığı rivayet edilmektedir.

b. Bu sorunun diğer bir cevabı da şudur: Allah Teala bu âyet-i kerimesinde: "Ben, bana dua edenin duasını, dua ettiği zaman dilersem kabul ederim."demektir. Bu izaha göre, âyet genel bir ifade taşımakta ise de Allah Tealanın dilemesi ile kayıtlıdır. (7)

Kur’an-ı Kerim İslam Dinin temel kitabıdır. Aynı zamanda Müslümanlar için de hayat rehberidir. Kur’an-ı Kerim her alanda olduğu gibi Allah’a nasıl ve ne şekilde dua edeceğimiz konusunda da bizler için en güzel ışık ve rehberdir.

Kur'an- Kerim dua konusu işlenirken genellikle peygamber dualarından bizlere örnek sunar. Peygamberler Allah’ın insanlardan istediği hayat tarzını en güzel şekilde yaşayan kişilerdir. Kur'an- Kerim’de geçen bazı dua örnekleri şunlardır.

رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ


“Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, “Rabbinize inanın” diye imana çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve ruhumuzu doğrularla beraber al.”

Al-i İmran/193

رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ

“Ey Rabbimiz! Biz iman ettik. Bizi affet, bize acı. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.”
Mü’minun/109

رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنزَلَتْ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ


“Ey Rabbimiz! Bize indirdiğine inandık ve peygambere itaat ettik. Bizi şahitlerle bir tut.”
Al-i İmran/53


رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

“Ey Rabbimiz! Biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateşin azabından koru.”
Al-i İmran/16

رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ

“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bağışla. Lütfu en bol olan sensin.” Al-i İmran/8


رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

“Ey Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize güç yetiremeyeceğimiz sorumluluklar da yükleme. Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlamızsın. Kafirlere karşı bize yardım et.”
Bakara/286


وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ إِلاَّ أَن قَالُواْ ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

“Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla. Ayaklarımızı sabit kıl ve kafirlere karşı bizi muzaffer eyle.” Al-i İmran/147

رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı sabit kıl ve kafirler güruhuna karşı bizlere yardım et.”
Bakara/250

رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canlarımızı Müslümanlar olarak al.”
A’raf/126

رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

“Ey Rabbimiz! Bizi zalimlerle beraber bulundurma.” A’raf/47


تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَأَنتَ خَيْرُ الْفَاتِحِينَ

“Ey Rabbimiz! Bizlerle kavmimiz arasında hak ile hükmet. Sen hak ile hükmedenlerin en hayırlısısın.” A’raf/89

رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا

“Ey Rabbimiz! Bize katından rahmet ver ve şu durumumuzdan kurtuluş için bize bir yol göster.” Kehf/10


رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

“Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımızsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” A’raf/23

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

“Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru.” Bakara/201

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ


“Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önceki mü’min kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı kin duygusu bırakma. Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin.” Haşr/10

رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ

“Ey Rabbimiz! Hesap gününde beni, anamı, babamı ve bütün mü’minleri bağışla.”
İbrahim/41

Dipnotlar:

1. Gâfir suresi, 40/60
2. Bakara, 2/115
3. Buharı, K. el-Cihad, bab: 131, K. ed-Da'vâl, bnb: 51/Iîhu Davud, K. el-Vilr, bab: 26 Hadis No: 1526
4. Ahmed b. Hanhol, c. 3, s. 18
5. Gafir (Mü'min), 40/60
6. Tirmizi, K. Tefsir el-Kur'ân, sure, 2, bab: 16, Hadis No: 2969
7. Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi: 1/438-440.

 

YASAL UYARI: 
Muhsin Demirtaş™ Kullanıcı Adı Resmi ve Ticari Markadır. Her Hakkı Yasal Olarak Saklıdır. © Copyright 2016 
İş Bu Nedenle Sitemizde Yayınlanan Bu Yazının / Haberin / İçeriğin Tüm Hakları Muhsin Demirtaş’a Aittir. Kaynak Gösterilse Dahi Bu Yazının / Haberin / İçeriğinin Tamamı İzin Alınmadan Kesinlikle Kullanılamaz Ancak Alıntılanan Bu Yazının / Haberin / İçeriğin Bir Bölümü Alıntılanan Yazıya Aktif Link Verilerek Kullanılabilir. İzinsiz Kullanıldığında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 5846 Maddesi Gereğince, Kullananlar Hakkında Yasal İşlem Uygulanır.



Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam58
Toplam Ziyaret67457
Editörün Seçtikleri
Kütübü Sitte
Dua İstiyorum